Bireysel Terapi – Kl. Psk. Ayfer Özova

Bireysel Terapi

Bireysel terapi kişinin yaşadığı ruhsal, duygusal, ilişkisel ve davranışsal zorlukların çözümüne ya da kişinin kendini keşfetme yolculuğuna çıkma isteğine yönelik terapist ve danışanın iş birliği ile sürdürülen bir süreçtir.

 

Bu psikoterapi süreci terapist ve danışan arasında kurulan güvene dayalı ve sağlıklı sınırları olan bir ilişki ile ilerler. Terapide, kullanılan teknikten öte en çok yarar sağlayan unsur terapist ve danışan arasındaki terapötik ilişkidir. Bu ilişki ne kadar sağlamsa terapinin hedefleri o denli gerçekleşir. Kurulan bu profesyonel ilişki ve iş birliği ile terapist danışana eşlik eder ve danışanın tam da yanında yürür. Danışan bu eşliğe ihtiyaç hissetmeyene dek süreç devam eder.

Terapi Süreci

Terapi süreci çoğunlukla mutlu ve iyi hissedilen bir yer zannedilmektedir. Oysaki her seanstan olumlu hisler ile çıkmak gerçekçi olmayan bir beklentidir. Terapi hayattan ayrı bir yer değildir. Bu sebeple tıpkı hayatın kendisi gibi inişleri ve çıkışları da içinde barındıran bir yolculuktur. 

Terapist ilk seanslarında danışanın öyküsünü almak ve onu tanımak üzerine ilerler. Aynı zamanda bu süreçte danışanın terapiden beklentileri ve hedefleri konuşulur. Bu ilk seanslar terapistin danışan için uygun bir profesyonel olup olmadığını da anlamaya çalıştığı bir süreçtir.

Danışanın terapide bulunma amacı, beklentisi, hedefleri terapistin uzmanlığı alanına girmiyorsa, terapist danışanı bu alanda uzman, danışanın ihtiyaçlarının daha iyi karşılanacağını düşündüğü bir psikoloğa ya da psikiyatriste yönlendirebilir.
Terapi uzun soluklu bir süreçtir. Birkaç seans ile ilerleme kaydedilmesi gerçekçi bir beklenti değildir. Her bireyin deneyimleri, kişisel özellikleri ve yaşadığı zorlukları ile biricik olduğunu da düşündüğümüzde terapinin ne kadar süreceği kişiden kişiye farklılık gösterecektir.
Terapi sürecinin her kişiye uygun bir formülü yoktur. Kişinin ihtiyaçlarına göre kişiye özgü planlanan, yani danışan odaklı bir süreçtir. Danışanın kendini rahat ve güvende hissetmediği yöntemlere zorlanması uygun değildir.
Terapide önemli başlıklardan biri de etik çerçeve ve etik kurallardır. Terapinin yarar sağlaması için etik sorumluluklar çerçevesinde profesyonel bir ilişki ile ilerlemesi önemlidir.
Terapi sürecinde paylaşılanlar terapist ile danışan arasında kalır. Ancak danışanın kendine veya bir başkasına zarar verme riski olduğunda ya da bir çocuğun veya bir yakınının zarar görme ihtimali olduğu durumlarda mesleki etik ilkeler ve yasalar doğrultusunda yetkili kişi ve kurumlarla terapide edinilen bilgi paylaşılır.

Terapinin başarısı danışan ile terapist arasındaki iş birliği ile sağlanır. Ayrıca danışanın terapide kalmaya ve hedeflerine ulaşmaya istekli olması önemlidir. Terapist tek başına bu sürecin sorumluluğunu üstlenemez. Üstlendiği durumlarda terapinin başarılı olması oldukça zordur.